iPhone mu Android mi ?

624

Artık seçim yapmanın zamanı geldi. Bu sonbahardan başlamak üzere artık bu iki dev arasında geçiş yapmak çok daha zor hale gelecek. Detayları birlikte inceleyelim ve isteklerinize hangisi daha iyi cevap verebiliyor görelim.

iPhone mu Android mi 2

Bu noktadan sonra Google veya Apple’ın kendi mobil işletim sistemleri üzerinde diğerine alternatif bir özellik tanımlamaları ya da geliştirmeleri oldukça zor hatta imkansız. Bu alanda tartışmaları alevlendirecek noktalar artık multitasking ya da bildirimler alanında hangisinin diğerine bir üstünlük sağlayacağı üzerinde yoğunlaşıyor. Google geçtiğimiz günlerde bir sonraki Android versiyonu olan Android L yani direkt olarak material design ile entegre olan işletim sistemini duyurdu. Bu duyuru sırasında Google çalışanı olan  Sundar Pichai Apple’ın son işletim sistemi sürümü olan iOS 8’e taş atmaktan da hiç çekinmedi; “Android’de 3-4 yıldır var olan klavye çeşitlendirme vb. özellikleri bu versiyon ile iOS kullanıcılarına da gelmiş.” 🙂 Bu taş baş yarar aman dikkat.

Her iki firmanın reklamsal ifadeleri her ne kadar birbirine benzese de iki firmanın amaç ve geliştirdiği özellikler ile amaçları da bir o kadar birbirinin benzeri. Apple iOS ve OS X sistemleri arasındaki senkronizasyonu Continuity ile sağlarken; Google da Android ve Chrome OS sistemleri arasındaki bildirimlerin eşitlenmesini sağlıyor. Bir şirketin HealthKit’i varken diğerinde Google Fit var. Amaç her ikisi için aynı: kullanıcıları kilitleyecek, donanım, hizmet ve uygulamalardan örülü kapsamlı bir ekosistem oluşturmak.  Ya da bir başka ifade ile hiç kimsenin bir daha ayrılmak istemeyeceği bir ekosistem yaratmak.

Hayatlarımız kesinlike daha keyifli hale geliyor her yeni çıkan akıllı ve entegre cihazlarla birlikte ama bu noktadan önce biz kullanıcıların karar vermesi gereken bir nokta var: sadakatimiz hangisi için olacak iOS mu Android mi? Ayrıca bu iki dev platformun bu sonbaharda yapacağı güncellemeler ve yenilikler bu ikisi arasındaki farkı hiç olmadığı kadar kesin çizgilerle belirgin hale getirecekken. Hatta akıllı telefon tercihleriniz her zamankinden daha fazla TV , spor yapmanızı, arabanızı, tabletinizi, izleme alışkanlıklarınızı hatta kalbinizin ritim takibine dek bir çok alanı doğrudan etkileyecek güce sahip olacak.

Google  I/O 2014  etkinliğinde tüm cihazlar üzerinde uyumlu ve birleşik bir deneyim sunmak için çalışacağının sinyallerini vermişti. Bu işlevi Android akıllı telefonların kusursuz biçimde üstlendiğini ve Google’ın mobil departmanının merkezini oluşturduğunu görebiliyoruz. Yeni Android Wear saatler ve diğer giyilebilir teknoloji ürünleri şimdilik Android telefonlara ihtiyaç duyuyor. Bilekliğiniz üzerinden bir pizza sipariş etmek isterseniz örneğin Google’ın ekosistemine girmeniz gerekiyor. Bu Android TV izzlemek isterseniz de aynı. Şu anda mobil dünya ne kadar geniş gözükse de Google’ın kurduğu mobil ağ her şeyi direkt olarak telefonunuza bağlıyor.

Bu noktada Apple’ın yaklaşımı da daha az iddialı değil elbette. Yeni yazılım sadece fotoğrafları değil cihazlar arasında fotoğraf editlemeye dahi imkan tanıyor. Apple iPhone’nun HomeKit ile tüm evinizi kontrol etmenizi ve HealthKit ile de kişisel doktorunuz olmayı istiyor. Apple TV ve AirPlay zaten Android TV‘nin vaat ettiklerinden daha fazlasını sunuyorsa aynı şekilde Apple CarPlay servisi ile Google’ın Android Auto‘da olduğu gibi kullanıcılar için daha kullanılışlı bir arayüz sunmanın peşinde. Tüm bu çakışan yaklaşımlar sadece akıllı telefon üzerinde toplanıyor ve biz kullanıcılara şunu soruyor: kontrol noktanız hangisi olacak iPhone mu Android mi?

Sektördeki diğer büyük oyuncularda kendilerine alan yaratmayı yıllardır deniyorlar ama aldıkları sonuçlar ortada; Amazon’un büyük umutlarla tanıttığı Fire adlı telefonu neredeyse hiç satmadı, Microsoft’un yıllardır Windows Phone için yaptıklarını altyapı çalışmalarını hep birlikte izledik. Peki sonuç? Bırakın şu anki Android ekosistemini Android One kadar bir büyüklüğe ulaşamadılar.

Google ve Apple markalarının inşa ettiği tıpkı Nike veya Adidas’ın yaptığı gibi; kullanıcıların tüm ihtiyaçları için cevap üreten tek bir şirket olmak. (Cool Değil mi? Tekellik çanları çalıyor!) Ve bu noktada markaya sadakat duygusal olduğu kadar pratik faydadan da kaynaklanıyor. Daha Türkçesi işime yarıyor mu kardeşim?

Bu ise tamamen kullanıcılara yarayacak bir nokta. Örneğin iOS 8 işletim sisteminin bir çok özelliği widgetlerden tutun kilit ekranına dek tamamen Android’i yakalama çabası ile ortaya konan özellikler hissi veriyor, iOS 8 ile gelen özelliklerin yıllardır Android ekosisteminde olması ise ayrıca manidar. (Ey Apple uyan artık! Sonun Microsoft gibi olmasın.) Android ise estetik ve boşlukları kapatarak, her yeni yineleme ile daha parlak ve rafine bir büyüme sağlıyor. İki işletim sistemi de neredeyse temel  özellikler olarak aynı olsa da, çekirdek özelliklerinden ve işlevselliklerinin her geçen gün genişleyen alanları kullanıcıları birini diğerine tercih etmeye zorluyorlar. Bu ikisi arasında geçiş yapmak zor olacak, ama iOS ve Android bunu gereksiz hale getirmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Başka bir ütopik senarya ise Apple ve Google’ın gelecekte ürünleri arasındaki birlikte çalışabilirlik yerine yöneticilerinin ağız dalaşına girecek olması. ( Larry Page varken bu Google için asla mümkün değil tabi.) Bu durumda ekosistemi domine edecek şirket ise satın alınmış olsa da halen kendi özerkliğine sahip Nest gibi firmalarda yatıyormuş. Nest geçen kendi kodlarını halka açarak Apple dahil herkesin Nest ürünleri için kod yazabilmesinin önünü açtı.

Şimdiye dek iki dev iOS ve Anroid güncellemelerinden tutun yayınlanma tarihlerine dek hep farklı zamanları seçerler ve ortaya sundukları da farklı boyutlarda ve noktalarda yenilikler olurdu. Ancak şimdi bu iki baskın mobil platformun aynı zamanda ve aynı şeyi yaptığına şahit oluyoruz; iki firmada aynı anda giyilebilir teknolojilere, sağlığa, otomobil dünyasına odaklanmış ve bunu kullanıcıların elindeki tüm  cihazlarla senkronize şekilde yapmanın peşindeler. Google ve Apple gelecek sonbaharda birleştirici ve uyum sağlayan yeni yazılımlarını sunacakalrını söylüyorlar. (iOS 9 ve Android L) Bu olay iki dev arasındaki çatışmanın en keskin şekilde hissedildiği ve sundukları özellikler ile birbirlerinden ayrılacağı en büyük an olacak.

Apple kendi duvarları arasında kalmaya devam ettikçe Google tüm dünyayı bir üs haline getirmeye hız veriyor. İkilinin son yazılımları arasındaki tek fark yazılımın hitap ettiği kitlede saklı. bunlar öyle bir dizayna sahip ki artık neredeyse tüm hayatınızın içine girebileceği büyüklükteler. Bir sonraki satın alacağınız telefon hiç olmadığı kadar kısa ömürlü olabilecekken, aynı şekilde tercih ettğiniz ekosistemden ayrılmanız da o derece zor olacaktır.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments